türk porno mobil porno ataşehir escort istanbul escort kadıköy escort taksim escort mecidiyeköy escort şişli escort pendik escort ümraniye escort halkalı escort ataköy escort beylikdüzü escort

istanbul escort bayan

Irk Siyaseti ve Kemalizm’in İlkeleri


Bu makale 2017-10-31 23:18:45 eklenmiş ve 276 kez görüntülenmiştir.
Hikmet Metin Çavdar

Türkiye’nin gündemi olduğu gibi değişti. Irkçılık ön plana geldi. Her kesim bu söz üzerine yorumlar yapmaya başladı. Kimi hak verdi, doğru söylüyor dediler, Kimi de ırkçılık yapıyor dediler.


Gündem değişmişti bir kere.


İşçi, Köylü, Esnaf, Emekli, Dul-Yetim gelen gizli zamları unutturdular.


Türkiye gündemi bir anda değişti.


Ulus, etnik kökenin tartışması ön plana çıktı. Etnik köken, Anadil hakkı üzerinde yoğunlaştı.


Oysa Anadil hakkı dediğiniz şey bir tek yolla yapılabilir. Ulusal devleti ortadan kaldıracaksınız, yerine milletler devletini getireceksiniz. Bunu başka türlü yapamazsınız.


Bu şarta bağlı olduğu için bu tartışma anayasaya sıkıştı zaten.


Bu düzeyde tartışarak hiçbir yere varmak mümkün değil ki.


Peki, nasıl olabilir diye soruyorum ben size, peki yapalım, nasıl olabilir?


Şartı var, ulusal devletten vazgeçeceksiniz ve şu anda Türk ulusunun içindeki milliyetlerden biri olan Kürt topluluk için anadilini eğitimde, yargıda her yerde Türkçe gibi kullanılabilir hale getireceksiniz.


Bunu yapmak demek devleti ulusal devlet olarak örgütlemekten vazgeçmek demektir.
Ulusalcılar neyi savunduklarının farkında.

 

Kemalizm’in İlkeleri

Ulusçuluk; Irk ya da din değil, bin yılda oluşmuş bir kültür ortaklığı üzerinde yükselir. Etnik ''alt kimlik''leri, yurttaşlık bağıyla oluşan ulusal ''üst kimlik''in doğal parçaları sayar. Bu topraklar üzerinde yaşayan herkesin, ulusun eşit haklara sahip bireyleri olduğu ilkesine dayanır. ''Tam bağımsızlığı'', uluslar arasında eşitliği ve ''Yurtta barış, dünyada barış'' anlayışını savunur.

Devletçilik; Özel girişimi ''esas'' kabul eder, ama toplumun genel yararının gerektirdiği her noktada devleti görevli sayar. Bu çerçeve içinde devlet ne kutsaldır ne de ideolojik bir öğedir. Sadece dengeli, sağlıklı, huzurlu bir topluma ulaşmada etkili ve vazgeçilemeyecek bir araçtır.

Halkçılık;  Emeği yüce değer sayar. Toplumsal ayrıcalıklara ve bir seçkin-halk ikilemine karşıdır. Sosyal adaleti öngörür. Mutlu azınlıkların olduğu yerde mutsuz çoğunlukların oluşacağına, dolayısıyla da toplumsal kinlerin, haksızlıkların, çatışmaların kaçınılmazlaşacağına ve toplumsal barışın olanaksızlaşacağına inanır.

Devrimcilik; Değişen koşullara en çağdaş, en ileri çözümler üretmeyi gerektirir. Getirilmiş olan en ileri çözümlerin bile zaman içinde değişen koşulların gerisinde kalarak eskiyebileceği bilincinden kaynaklanır. Gençliği, toplumun en bağımsız, ileriye ve değişime en açık kesimi olarak sürekli devrimciliğin idealist gücü sayar.

Cumhuriyetçilik; Katılımcı, sivil toplumcu bir demokrasi demektir. Kadın haklarından Köy Enstitüleri'ne, toplumu oluşturan en geniş kesimleri etkin ve etkili kılmak için geçmişte en ileri adımları atmakla yetinmemiştir. Türk Dil ve Tarih kurumlarından Anadolu Ajansı'na, üretim ve tüketim kooperatiflerinden Türk Eğitim Derneği'ne, hatta özerk bir TRT'nin temellerine kadar tüm ''sivil toplum'' tohumlarının, devlet dışında örgütlenmenin temellerini de atmıştır. Halkevlerini, sivil, katılımcı toplumu yaratmanın bir demokratik eğitim aracı olarak kullanmıştır.

Laiklik; Bir anlamda tüm diğer ilkelerin önkoşuludur. İnançlara saygılı, ama dinin siyasal ya da kişisel çıkarlara alet edilmesine karşıdır. Hem toplumda farklı inançlara sahip kesimlerin barış içinde yan yana yaşamalarının hem de çağın değişen koşullarının getirdiği sorunlara, aklın ve bilimin ışığında çözüm arama yolunun açık tutulmasının güvencesini oluşturur. Kemalizm ne Atatürk'ün bekçiliğidir ne de 1920 koşullarında yapılmış olanların toplamıdır. Kemalizm ''demokratik toplumcu'' bir öze sahip, ''sürekli devrimcilik'' ilkesine dayalı bir çağdaşlaşma ideolojisidir.

Ya ulusalcı olup ulusun egemenliğini, bağımsızlığını, çıkarlarını savunursun ya da küresel efendilerin hizmetkârı olarak etnik milliyetçilik yapan bölücülük yapanların yanında yer alıp ulus devletimizin bölünüp parçalanmasını amaçlayan rol alırsın.
Sol tabanının çoğunun ulusalcı olması ve partiye zorla monte edilen kimi isimleri hala içlerine sindirememeleri.


Dolayısıyla ideolojik netliğini ulusalcılık olarak belirlemeyen partiler, çıkışı bulamayıp, tabanı memnun edemeyip bu sıkıntıları hep yaşayacaktır.


Bu ülkede 30 senedir sabahtan akşama kadar "ırk" siyaseti yapılıyor saden.


Halk bölünüyor, etiketleniyor.


Ondan kimse incinmiyor.


Ama biri çıkıp "ırk siyaseti yapmamalıyız, bu barış değil ayrışma getirir" dediğinde, "hepimizi inciten sözler" oluyor!


Keşke tüm ülke’deki insanlarımız omurgalı olabilseler.

 

 

 

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Puan Durumu
Sakarya halksesi-Bağımsız, Halkçı, Muhalif, İnternet sitesi
Uluslararası evden eve nakliyat Uluslararası Nakliyat Yurtdışı Kargo Eşya Depolama Zati Eşya Taşımacılığı Evden Eve Nakliyat
© Copyright 2018 Sakaryahalksesi.com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
SAKARYA GÜNDEM
Sapanca gölü
Sakarya Trafik Kazaları
Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
Adapazarı Haber
Sakarya haber
SAKARYA SPOR
Sakaryaspor
Sakarya Futbol Haberleri
Sakarya Basketbol Haberleri
Sakarya Bisiklet
Sakarya Basketbol
SAKARYA SİYASET
Recep Uncuoğlu
Zeki Toçoğlu
Ayca Taşkent
Muhammed Levent BÜLBÜL
Süleyman Dişli
Ayşegül İslam
SAKARYA EĞİTİM
Sakarya Meslek Yüksek Okulu
Sakarya Ortaöğretim
Sakarya Üniversitesi
Sakarya İlköğretim
Sakarya Öğrenci Yurtları
SGK Sorgulama
YEREL HABERLER
sakaryayenihaber
Sakaryahalksesi
Adapazarı Akşam Haberleri
Adabulvar
Bizimsakarya

türk porno mobil porno ataşehir escort istanbul escort kadıköy escort taksim escort mecidiyeköy escort şişli escort brazzers ümraniye escort halkalı escort ataköy escort beylikdüzü escort

istanbul escort bayan